Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sözcü ve Halk TV’nin ‘süt dağıtımı’ haberine KHK’lılardan tepki

15 ay hapis yatan KHK’lı fizik öğretmeni Murat Aksoy, işsiz kaldıktan sonra geçinebilmek için ders verirken 3 kez gözaltına alındı. Hatta kendisine öğrenci bulan arkadaşı bile tutuklanıp hapse gönderildi. Cezaevlerindeki insanların yakınlarına yardım edenleri hedef gösteren Sözcü ve Halk TV’nin haberlerine tepki gösteren Aksoy, “Ben Sözcü’nün nesine güveneyim ki…” dedi.

BOLD – Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında Ordu’da önceki gün gözaltına alınan 43 kişi hakkında “Cezaevindeki fetö üyelerinin ailelerine süt dağıtımı adıyla para yardımı yapmışlar” başlıklı haber yapan Sözcü ve Halk TV’ye KHK’lılar tepki gösterdi.

İhraç öğretmen Murat Aksoy, “Ben bu Sözcü’nün nesine güveneyim ki… Aynı şey benim başıma geldi. İşimden ettiler. Özel ders vereyim dedim, tekrar aldılar, ‘Yok efendim kazandığın özel ders parasını örgüte aktarıyorsun. Oysa ikisi üniversitede okuyan üç çocuğuma bakmak zorundaydım, öyle bir şey yoktu.” dedi.

“YARDIM ALDIM DİYE BENİ DE GÖZALTINA ALDILAR”

Özel ders konusunda kendisine yardımcı olan arkadaşının bile bürosunun kapatıldığını ve tutuklandığını ifade eden Aksoy, “Sonrası mı aç kaldık. Eş dost bir şeyler getiriyordu. Yiyecek malzemesi… Bir operasyon daha yaptılar. Yardım eden insanları içeri aldılar, beni bir kere daha aldılar. Sebebini söyleyeceğim gülmeyin. ‘Yardım almak’. Hooop yine nezarete. Emniyette bir polis ‘Hocam yine mi geldin’ diye takılmıştı. Benim kadar nezarette kalan var mı şehrimde bilmiyorum. Toplamı 29 gün nezarette kaldım. Soykırımı ve canlı canlı işkenceyi yaşadım ben.” ifadelerini kullandı.

ÖZEL DERS VERMESİ BİLE ENGELLENDİ

21 yıllık fizik öğretmeni KHK’lı Murat Aksoy, Türkiye’nin farklı illerinde görev yaptı. KHK ile ihraç edildikten sonra işsiz kaldı. Daha sonra da mesleğini yapma engellendi. 15 ay hapis yattıktan sonra tahliye edilen Aksoy, özel kurumlarda ders vermek istedi ancak kimse iş vermedi.

Bunun üzerine öğrencilere kamuya açık alanlarda özel dersler vermeye başladı. Bir gün ders  anlatırken takip edildiğini fark eden Aksoy, kendisini takip eden kişiyle aralarında geçen konuşmayı şöyle aktardı:

“Beni takip eden istihbaratçının yanına gittim. ‘Ben ailemin geçimini temin etmek için ders anlatıyorum, sizin de kim olduğunuzu biliyorum’ dedim. Elinde bulmaca dolduruyor görünen kişinin elindeki bulmaca ekini ters tuttuğunu kendisine söyleyince birden rengi değişti. İnanın anlattıklarım size film sahnesi gibi gelebilir ama ben bunları yaşadım.”

“BANA ÖĞRENCİ BULDUĞU İÇİN 4 AY HAPİS YATTI”

Aksoy bir süre sonra özel dersten kazandığı parayı mağdur ailelere aktardığı gerekçesiyle tekrar gözaltına alındı. Özel ders vermesi de artık zorlaştı ancak bir arkadaşı ona yardımcı oldu. Bu sefer arkadaşı ona yardımcı olduğu için cezaevine girdi. Aksoy, “Bir öğretmen arkadaş tarafından ayarlanan bir büroda öğrencilere ders vermeye başladım. Bir süre sonra arkadaşı gözaltına alıp tutukladılar. Bana ders bulduğu için 4 ay cezaevinde kaldı arkadaş. Sonra arkadaşa yüklü bir para cezası kestiler.” dedi.

“YARDIM ALMAKTAN GÖZALTINA ALINDI”

Artık özel ders de veremeyen öğretmen Aksoy yardıma muhtaç hale geldi. Arkadaşlarının gıda yardımı ile ailesinin geçimini sağlayabildi. Fakat onu takibe devam eden istihbaratçılar vardı ve “yardım alma” suçlamasıyla 3’üncü kez gözaltına alındı.

Gözaltının artık rutin hale geldiğini anlatan Aksoy “Güler misin ağlar mısın, bir polis memuru ‘Ya Hocam yine mi sen demişti’ Ben de Papua Yeni Gine’de bir operasyon yapsanız beni alacaksınız. Çünkü birincisi ben okullarda 21 yıl çalıştım. İkincisi ise evim Sakarya Emniyeti’nin karşısında, her yaptığınız operasyona beni de ekliyorsunuz demiştim. Evet komedi filmi gibi son operasyonla anladım ki bizi aç bırakıp öldürmeye karar vermişler.” ifadelerini kullandı.

24 Kasım KHK’lı öğretmenler gününüz kutlu olsun!

 

Cezaevindeki tutukluların ailelerine yardımla suçlanıyorlar: 43 kişiye gözaltı

Gündem

Diyanet “baldız fetvası’ haberlerine “algı operasyonu” dedi

Diyanet, Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan ve sosyal medyada yayılan “baldızla zina yapmanın nikâhı düşürmeyeceği” haberi ile ilgili açıklama yaptı. Açıklamada algı operasyonlarıyla zihinlerin bulandırılmaya çalışıldığı öne sürüldü.

BOLD – Diyanet İşleri Başkanlığı, “baldız fetvası” olarak gündeme gelen haberle ilgili açıklama yaptı. Yapılanın algı operasyonu olduğu iddia edildi.

“BU FİİLİ HELAL GÖRMEDİKÇE NİKAHLARINA ZARAR VERMEZ”

Cumhuriyet’te dün yer alan haberde Din İşleri Yüksek Kurulu’nun ‘Fetvalar‘ adıyla yayınladığı kitabın 2015’te yapılan üçüncü basımında “baldızla zina yapmanın nikâhı düşürmeyeceği”nin belirtildiği iddia edildi. Haberde fetvada “Kuran’da, zinaya ilişkin, ‘Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur‘ buyrulduğu aktarılan fetvada, ‘Bu sebeple zina büyük günahlardan olmakla beraber eşlerden birinin zina etmesi, bu fiili helal görmedikçe nikâhlarına zarar vermez” cümlesinin yer aldığı belirtildi.

“BAĞLAMINDAN KOPARILDI” İDDİASI

Diyanet İşleri Başkanlığı, birçok haber sitesinde yer alan ve sosyal medya gündemine giren haberle ilgili açıklamasında, birtakım medya mecralarında 2015 yılında basılan bir kitapta geçen ifadelerin “bağlamından koparılarak ve çarpıtılarak Diyanet İşleri Başkanlığı’yla ilgili insaftan, vicdandan, gerçeklikten yoksun paylaşımlar yapıldığı” belirtildi.

ALGI OPERASYONLARIYLA ZİHİNLER BULANDIRILMAYA ÇALIŞILMAKTA

Fıkhi metinler ve hükümler üzerine yorum yaparak yanlış anlaşılmalara ve vahim sonuçlara yol açılmasının büyük bir cehalet olduğu öne sürülen açıklamada, “Bir kez daha ifade edelim ki zina, Allah’ın açıkça haram kıldığı çirkin bir fiil ve büyük bir günahtır. Bu menfur davranışın aile çevrelerine taşınması, aynı zamanda korkunç bir ahlaki yozlaşma ve toplumsal felakettir. Her mümin tarafından bilinen bu kadar net bir konuda algı operasyonlarıyla zihinleri bulandırmaya çalışmak insanlık dışı bir davranıştır” denildi.

 

TÜGVA, kullandığı ERP yazılımı için Gülen Hareketi’ni suçladı

Okumaya devam et

Gündem

Balyoz davasında yeniden yargılanan Çetin Doğan: Hazırladığımız plan değil, senaryo

Yargıtay’ın bozduğu Balyoz davasının ilk duruşması İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Davada yeniden yargılanan Çetin Doğan, hazırladıklarının plan değil senaryo olduğunu öne sürdü. Avukatlar mahkemenin beraat kararında ısrarcı olmasını isterken, dava 18 Şubat’a ertelendi.

BOLD – Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin, 7 sanık hakkındaki beraat kararını bozmasının ardından Balyoz davası İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlandı. 28 Şubat davasından hükümlü Çetin Doğan’ın savunmasının alındığı ilk duruşmada avukatlar mahkemeden beraat kararlarında ısrar etmesini istedi.

DAVA YENİDEN GÖRÜLMEYE BAŞLANDI

Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararının ardından yeniden görülen “Balyoz” davasında yargılanan 237 kişi hakkında beraat kararı verildi. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine, Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 7 kişi hakkındaki beraat kararını bozdu. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün yapılan duruşmaya hükümlü Çetin Doğan SEGBİS üzerinden, diğer sanıklar ise avukatları ile katıldı. Duruşmada Yargıtay’ın bozma kararına karşı görüşler alındı.

HAZIRLADIĞIMIZ PLAN DEĞİL, SENARYO

Duruşmaya SEGBİS üzerinden katılan Doğan, hakkındaki iddiaları reddederek, yargının büyük ölçüde siyasetin vesayeti altında olduğu ve temyiz edilen davanın Yargıtay’ın raflarından indirilmesi için uygun koşulların oluşturulduğunu öne sürdü. Hazırladıkları senaryonun plan gibi algılandığını öne süren Doğan, gelecekte yaşanabilecek askeri/politik gelişmeler dikkate alınarak hazırlanan senaryolar bağlamında 05-07 Mart 2003 tarihlerde icra edilen Plan Semineri için de özgün bir senaryo hazırlandığını kaydetti.

DURUŞMA 18 ŞUBAT’A ERTELENDİ

Doğan’ın savunmasının ardından sanık avukatları bozma kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek daha önce İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği beraat kararında direnmesi gerektiğini belirttiler. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na “itiraz yetkisini kullanma” talepli dilekçelerin akıbetlerinin sorulmasına karar veren mahkeme duruşmayı 18 Şubat 2022 tarihine erteledi.

 

TÜGVA, kullandığı ERP yazılımı için Gülen Hareketi’ni suçladı

 

Okumaya devam et

Gündem

TÜGVA, kullandığı ERP yazılımı için Gülen Hareketi’ni suçladı

Kendisine özel ERP yazılımı ile Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü verilerine ulaşabildiği ortaya çıkan TÜGVA, 83 milyon kişinin verilerine görebildiği ERP programı konusunda Gülen Hareketi’ni suçladı. TÜGVA, bunun kendilerine kurulan bir “kumpas” olduğunu iddia etti. 

BOLD – TÜGVA’nın tüm Türkiye’yi fişlediği özel yazılımı ERP’nin detaylarını, eski bir vakıf çalışanı gazeteci Cevheri Güven’le paylaştı. Güven’in konuyla kamuoyu ile paylaşması sonucu vakıf bunu yalanlama yoluna gitti. TÜGVA, ERP yazılı ile ilgili de Gülen Hareketi’ni suçladı.

TÜGVA, ESKİ ÇALIŞANIN İTİRAFLARINI YALANLADI

Gazeteci Cevheri Güven, 83 milyonun AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu TÜGVA tarafından fişlendiğini eski bir vakıf çalışanının itirafları sonrasında ortaya çıkardı. Kullandığı yazılımla istediği kişilerin bilgilerine ulaşabildiği iddiasına ilişkin açıklama yapan TÜGVA, bu iddiayı reddetti. Konuyla ilgili paylaşılan videonun gerçeği yansıtmadığı öne sürülen açıklamada, videodaki sözde programın vakıflarına kumpas olması için Gülen Hareketi tarafından hazırlandığı iddia edildi.

CHP, KONUYU MECLİS’E TAŞIDI

TÜGVA’nın ERP isimli yazılım ile Türkiye’deki herkesin kişisel bilgilerine ulaştığının ortaya çıktığını belirten CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen ise konuyu Meclis gündemine taşıyıp İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ERP ile ilgili sorular yöneltti. Önergesinde TÜGVA’nın vatandaşların kişisel bilgilerini nasıl ele geçirdiğini soran Antmen, Bakan Soylu’ya TÜGVA’ya yardımcı olan bu kişiler hakkında ne tür hukuki ve idari işlemler yapılacağını sordu.

 

 

 

Her şeyimiz TÜGVA’nın elinde! 80 milyonun fişlendiği yazılım

Okumaya devam et

Popular

Shares